Hoca ve Âlim Birinden El Almak Ne Demek? Her İsteyen El Alabilir mi?

Havas ilmi bakımından bilgi birikimine sahip uzmanlık alanı gelişmiş olan hoca ve âlim birinden el almak, düşüncesini öğrenelim.

Icazet alındıktan sonra okunan duaların ulvi derecesini yükseltmektedir. İcazet kelimesi bir anlamı ile izin anlamı taşırken hocaların özel niteliklerle donatılmış olması, manevi yoğunluğu gelişmiş olan kişilere el alıp el verme ilmini kolaylaştırmaktadır. Kişi doğuştan gelen bazı üstün niteliklerinin yanı sıra alanında uzman olan kemale ermiş hocalardan el aldıktan sonra daha bilinçli bir şekilde vefk, celp duaları hazırlayabilmektedir.

Manevi yetenekleri bakımından normal insanlardan farklı olan kişiler, zamanla, şifalı olan el ve nefesleri toplum tarafından fark edilmeye başlamaktadır. Gizli kalmayan ilmi tefsirler fıkıh âlimleri ile ortaya çıkmaktadır. İnsanoğlunun ölümsüz olmadığı gerçeği ile, efsun derecesi yüksek olan duaları, nefesi kuvvetli hocalardan el alarak okumalı, bilgi akışı sağlayarak nesilden nesile el alıp el verme işlemini, manevi tılsım kudreti ve gücüyle devam ettirebilmelisiniz.

El Almak Nedir?

Celp, dua ve vefkelrin yaygınlık kazanması ile el almak nedir?  Sorusu merak edilerek araştırılmaktadır. Çağlardan beri gelişimini sürdüren el almak ve el vermek deyimleri, ilmi yayma ve bilgi akışını sağlama şeklinde yorumlanmaktadır. El almak ayrıca, bir müridin uzun yıllar çalışıp, çile çekmesinden sonra şeyh gözetiminin ardından iyice olgunlaştıktan sonra, başkalarına yol göstermesi için dergahın mürşidinden icazet alması alıp, alimlik vasfını nesillere aktarılması işlemi anlamına gelmektedir.

Şeyhe intisap etme olarak ifade edilen el almak, kimse tarafından görülmeyen bilinmeyen tılsımlı özelliklerin zamanla gün yüzüne çıkartılması işlemidir. Bu sürede ulvi nitelikte olan hoca ve âlimler manevi yoğunluk içinde olan halis kullara el vermektedir. El almak için kişinin kötü ve negatif duygulardan arınmış olması gereklidir. El almak deyiminin anlamı tasavvuftaki anlamı ile gündeme gelmektedir. Her din yayan hoca âlim ya da grubun kendine has olan derviş yetiştirme usul ve adabı, farklı erkân özelliği bulunmaktadır. Tören ve biat törenleri hocaların ilmi kudreti,  el alıp verme şekillerine ve duaların muhtevasına göre değişmektedir.

 

Her İsteyen El Alabilir mi?

Tılsımlı olduğu kadar mistik olan her konuda kendine uygulama alanı bulan el alma ve el verme işlemi,  kimler tarafından nasıl yapıldığı konusunda araştırılmaktadır. Her isteyen kişi el alıp veremez.  Uzmanlık alanı olan ve ihtisas olarak gelişme gösteren el alma, kişinin manevi derecesine ve efsunlu dua nefesine göre fayda sağlamaktadır. Manevi olarak iç görü elde etmiş, kâmil ve halis niyete sahip olan kişiler el alabilme yetisine sahiptir. Bu kişiler, istedikleri an âlim ve hocaların el verme kudretine sahip olabilirler.

Dini konularda belirli bir olgunluğa erişmeyen ve herhangi bir tefsir ve vefk İlmi bilgisi olmayan kişilerin hocalarda icazet alması mümkün değildir. Alanında ulvi pek çok özelliğe haiz olan hoca ve âlimden feyz, icazet ve el alabilmek için kişinin belirli bir manevi doygunluğa erişmiş kâmil, kalbi temiz ve halis bir özelliğe sahip olması gerekir. El almak el vermek sanıldığı kadar basit, kolay ve hemen erişilebilir bir uygulama olmayıp;  Allah tarafından özel manevi hislerin yanı sıra efsunlu güçlerle de donatılmış olmak gereklidir.

El Almak Nasıl Olur?

Kişisel sorunlarına kısa sürede çözüm bulmak isteyen ve manevi konulara olan yatkınlığı ile bilinen kişiler; el almak nasıl olur? Soruları ile yakından ilgilenmektedir. El almak sözcüğünün kelime anlamı kesin olarak ifade edilememektedir. Her âlimin kendi din grubu ve âlim olarak dua ve celp hazırlama ritüeli farklıdır. Bu sebeple el alıp el verme işlemi hocanın kendi çalışma disiplini çerçevesinde bazı ölçüt ve esaslara göre ilerlemektedir.

Kan bağı ile gerçekleşen el alma işlemi; bazı durumlarda kan bağına gerek olmaksızın dini olgunluğa erişmiş, kâmil ve nefsani duygulardan arınmış olan iyi niyetli kişilere verilmektedir.  İslam toplumunda el alma ve icazet alma işlemleri genel olarak kan bağı yolu ile gerçekleşse de, kendi kanından olmayan manevi ve kültürel olarak kendini geliştiren dua okuma feyzi olan kişilere el verilmektedir. El alma ve el verme sürecinde hem kültürel aktarım hem de dini, ulvi ve fıkıh ilmi bilgi birikimi kısa yoldan el alan kişiye geçmektedir.

El Veren Âlim Ve Ocaklıklar

Ocaklık kelimesi; anlam bakımından özellikle Anadolu halkının kullandığı uygulamaların başında gelirken; el veren âlim ve ocaklıklar halkın merakla takip ettiği grupların başında gelmektedir.  Anadolu’nun çeşitli mecralarında  yaşayan yaşlı kadınlar, manevi doygunluklarını; içgüdüsel olarak  ya da  büyüler  yolu ile  kendi kanından olan kişilere  bilgi ve sırlarını el vererek    aşılamaktadır. Yaşlı kadınlar kendi bilgi birikimini ocaklama yöntemi sayesinde bu uygulama ile aktarmaktadır.

Ocaklama işlemini yapan kişi ocaklı adını alırken, yaşı olan ocaklı kişi vaktiyle, Anadolu geleneği olarak yeni doğan bebeği zeytinyağı ile kutsayıp sonrasında bebeğin alın çakrasına muhabbetle pozitif enerji yüklemesi yaparmış. Ocaklılar Anadolu’da nene olarak adlandırılır, neneden ele alan bebekler, henüz küçük yaşlardan olgunlaşma evrelerine kadar manevi ilimler bakımından efsunlu ve feyizli bir şekilde büyür. Büyüme döneminden belirli yaşa erdikten sonra bile çocuk; diğer kişilerden ulvi nitelikleri, kâmil ve halis kişi olan erdemleri bir kaç adım ilerde olarak yaşamaya devam eder.

El Veren Âlim Hoca Ve Şerbetliler 

Engin tecrübeleri ve şifalı ilimleri ile hizmet veren el veren âlim hoca ve şerbetliler Anadolu’da merakla takip edilmektedir. Şerbet kelimesi tatlı özelliği ve tüm zehirli böcek, akrep ve yılanlara olan kalkan vazifesi ile kişileri koruma altına almaktadır. Şerbetlilerden alma deyimi buradan ileri gelmektedir. Bu sayede şerbetliler el verme ritüeli kazanarak topluma şifa olmaktadır. Şerbetli kişi kendi soyundan gelenlere el vererek, başkalarında bulunan kötü, art niyet, yılan böceğin zehrini akıtabilme ve çıkarabilme feyzini nesilden nesile aktarabilmektedir.

El Veren Şifacılar 

Anadolu kültüründe yaygınlık kazanan ve dilden dile pelesenk olmuş bazı uygulamalar el veren şifacılar vasıtası ile gerçekleştirilir. Her şifacının yöntemi farklı olsa da genelde el verme işlemi sırasında kişinin esenlik kazanması ve manevi duygularla gelişim sağlaması amaç dinilir. Şifacı kişi torununun ya da çocuğunun onun elini tuttuktan sonra ‘’Fatma anamızın eli senin üzerine olsun ‘’şeklinde dua ederek ağzına tükürür. Ağzına silme işlemi ile de gerçekleşen el verme işlemi, yeni kuşaklara aktarım yapılırken, şifa özelliği ile aktarılmış olur.

El veren şifacılar sadece bebek ve çocukların ağzına tükürmez. Dua ederek te el verme işlemi gerçekleştirilebilir. Kurşun dökerek el verme işlemi ile el veren şifacılar kısa sürede kişinin olumsuz ve negatif enerjilerden sıyrılarak,  güne daha olumlu ve pozitif bir şekilde devam etmesini sağlamaktadır. Kişi bu şekilde sağlıklı ve manevi yoğunluğa erişmiş bir şekilde gelişim gösterip, hastalıklardan korunmaktadır.

Havas Ve Ledün İlmi Hocalardan El Almak – El Vermek Nedir

Tarihi olarak etki alanı geniş olan Havas ve Ledün ilmi hocalardan el almak el vermek konuları kapsam alanı oldukça geniştir.

Tılsımlı dualar içinde değerlendirilmektedir. Maddi âlemlerin ötesinde kişinin manevi dünyasına hitap eden bu ilimler, şifa kaynağı dua ve vefkler el alıp verme konularını daha da merak edilmesine neden olmaktadır. Çağlardan beri çeşitli din halifesi ve devlet erkânı tarafından kullanılan havas ve ledün ilimleri geliştikçe çeşitli değişmelere uğrayarak toplumun sorunlarına ışık olmaktadır. Özellikle havas ve Ledün ilimlerinin anlamını bilerek dua hazırlatmanız ve duaların feyzinden faydalanmanız bu süreçte önemlidir.

Havas ilmi, tefsir hikmeti bakımından hoca ve âlimlerin sıklıkla başvurduğu fıkıh ilmi bir alandır. Çünkü ilim içinde dua, süre ve ayetlerden oluşan çok sayıda tılsım adı verilen vefk uygulamasına yer verilmektedir. Havas, eski dilde yüksek mertebeli insanlara, seçkin zümre kişiler, özel adlandırılan insanlar anlamını taşımaktadır. Havas kelimesi; Manevi olarak ta ileri seviyede olan gönül erkân sahibi kâmil insanlar, makam ve mevki bakımından önde gelen zatları ifade eder. Havas kelimesi İslami olarak içinde çeşitli ayet ve vefk uygulamasını barındırır. Tılsım, muska ve hassalar havas ilmi içinde değerlendirilmektedir. Havas ilmi sadece dini olarak değil astrolojik sembollerle de ifade edilmektedir. Bakır, mıknatıs, demirin yanı sıra astrolojik göstergeler, yıldız, burç ve bunların hesaplamaları da havas ilmi kapsamında sayılmaktadır.

Havas ilmi ne demektir? Soruları kapsamında değerlendirilen her türlü kavram ilmin anlamına ışık katmaktadır. Maddi bilimler bakımından da açıklanan ilim; insan ve insan anatomisi, fizik ve astronomi, kimya ve doğa bilimi, matematik bilimi gibi asrın kültür ve dini haznesine hizmet etmektedir. Manevi ilimler bakımından ise, Ebced ilmi, Civşir ilmi, Esmaül Hüsna ilmini de içine alarak günümüzde etki alanının giderek geniş tutmaktadır. Alanında uzman âlim ve hocalar tarafından icra edilen bu ilimler, kısa sürede kişilerin beden ve ruh dünyasına hitap ederek mutlu bir hayat geçirmelerinde onlara yardımcı olmaktadır.

Ledün İlmi Nedir?

İlm-i Ledün olarak bilinen Ledün ilmi, tanımı ve işleyişi konusunda net bir ibare olmasa da insanların bilmediği esrarengiz taraflarının olduğu bilinmektedir. Ledün ilmi nedir? Soruları ile araştırılan ilim; Allah tarafından seçildiğine inanılan seçkin insanlara bahşedilmiş özel nitelikli duaları kapsamaktadır. Gayb bilgisi hakkında bilgi sahibi olan ve normal insanlar tarafından görünmeyen ve duyulmayanı bilme ustalığına sahip olan hoca ve âlimler, ledün ilmi tefsir becerisine sahiptir. Allah rızası için çalışmalarını sürdüren ve Ledün ilmini toplumun şifası için kullanan hocalar bulunmaktadır. Kutsal kitabımız Kur’an ‘da geçen kıssalarda Ledün ilmine yer verilmektedir. Hz. Musa ve Hz. Hızır ile yaptığı yolculukların anlatıldığı ayetlerde geçen tefsir ilimleri ‘’Ledün’’ olarak bahsedilmiş, ilmin kudreti ayetlere konu olmuştur.

Gizli İlimler Nedir? Ledün İli Gizli İlim midir?

Ledün ilmi konusu ve anlamı hakkında günümüzde pek fazla bilgi ve belgeye rastlanmamasına rağmen kutsal kitabımız Kur’an’da Ledün kelimesine rastlamaktayız. Her devirde kullanılan ve dilden dile pelesenk olan Ledün ilmi, geçmişte Özellikle Hz Musa’nın Hz. Hızı ile yaptığı konularda geçmektedir. Hz Hızır’ın insanlar için yanlış sayılan ve günah işlemesini kolaylaştıran çocuk öldürmek ve geminin su almasını sağlamak için geminin bir bölümüne delik açtığı görülür. Hz. Musa; Hızır’ı uyararak insanlık için bu eylemleri yapmaması için onu her fırsatta uyarır. Hz. Hızır ‘da bir süre sonra yanlış gibi görülen bu davranışların nedenlerini bir bir açıklar. Kuran ‘da Ledün ilmi bu çerçevede tanımlanarak esrarengiz ve tılsım derecesi yüksek olan gizil bir ilim olarak adlandırılır. Peygamberimiz Sünnet-i seniyelerinde ‘’Şayet bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız ‘’diyerek aslında Ladin ilminin gizli ve saklanan temasına dikkat çekmiştir.

Havas İlmi ve Ebced İlmi Hocasından El Almak

Havas ve Ledün İlimleri kapsamında araştırma yapan ve bu ilimler analiz etmeye devam eden hoca ve âlimler; el almak ve el vermek deyimlerini sıkça kullanmaktadır. Aktarım esasına dayayan el almak deyimi, Anadolu halkının çokça kullandığı bir terimdir. İcazet onay, izin anlamına gelen el almak; müridin, çeşitli zahmetlere katlandıktan sonra çile ile eğitim almasının hemen ardından şeyh gözetiminde çalışarak, olgun bir dönem geçirdikten sonra dergâh mürşidinden izin alması anlamlarını taşımaktadır.

Medyum Hocadan El Almak -El Vermek Nedir?

Havas ilminde el almak – el vermek kavramları nesilden nesile olan bilgi ve tecrübelerin aktarılması paylaştırması anlamına gelmektedir. El almak doğuştan kişiye Allah tarafından verilen ilim ve erkân kudretinin zamanla bu yeteneklerini diğer kişilere aktarılması şeklinde ifade edilmektedir. El almak verme eylemleri alanında uzman hale gelen efsun kudreti gelişmiş Allah dostu kişilerce yerine getirilmektedir.

Hocalar Nasıl El Verir?

Zamanın farklı dönemlerinde ilim derecesi gelişmiş hocalar nasıl el verir? Soruları çok sayıda kişinin kafasındaki soruları ortadan kaldırmaktadır. El verme davranışı yalnızca Allah tarafından müjdelenmiş, ya da efsun kudreti gelişmiş özel nitelikli kişiler tarafından yerine getirilmektedir. Yüksek bilgi sahibi olmaları, manevi yoğunluk içinde bulunmaları ve yaşlı olmaları hocaların bilgi bakımından yetersiz olan kişilere el vermesi için ilk etapta yeterlidir. Uzmanlık alanı ilimlerin topluma güvenle aktarılması ve bilgilerin ölümle beraber mezara gidip kaybolmaması için profesyonel hocaların el vermesi gerekir.